Üye Girişi

  • ADI KÜÇÜK GURURU BÜYÜK PROJE

    ADI KÜÇÜK GURURU BÜYÜK PROJE

  • ADANA SIFIRBİR'E KAVUŞTU

    ADANA SIFIRBİR'E KAVUŞTU

  • NOBEL ÖDÜLLÜ STIGLITZ ADANA’DA

    NOBEL ÖDÜLLÜ STIGLITZ ADANA’DA

  • ÇUKUROVA GİAD CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYINDA

    ÇUKUROVA GİAD CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYINDA

  • ÇUKUROVA GİAD FATİH TERİM'İ KONUK ETTİ

    ÇUKUROVA GİAD FATİH TERİM'İ KONUK ETTİ

  • EFSANE BAŞKANLAR ADANA'DA BELEDİYECİLİĞİ ANLATTI

    EFSANE BAŞKANLAR ADANA'DA BELEDİYECİLİĞİ ANLATTI

  • HAYALİMDEKİ ADANA ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

    HAYALİMDEKİ ADANA ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU

  • SCHRÖDER, ÇUKUROVA GİAD İLE ADANA'DA

    SCHRÖDER, ÇUKUROVA GİAD İLE ADANA'DA

  • ÇUKUROVA GİAD, KRİZ KAHİNİ ROUBINI'YI KONUK ETTİ

    ÇUKUROVA GİAD, KRİZ KAHİNİ ROUBINI'YI KONUK ETTİ

  • 15 TEMMUZ ANMA ETKİNLİĞİ

    15 TEMMUZ ANMA ETKİNLİĞİ

  • 'HAİN PLAN DEMOKRASİYLE BOZULDU'

    'HAİN PLAN DEMOKRASİYLE BOZULDU'

  • STRAW ÇUKUROVA GİAD'IN KONUĞU

    STRAW ÇUKUROVA GİAD'IN KONUĞU

Önceki Sonraki

ÇUKUROVA GİAD ÇALIŞIYOR, ADANA KAZANIYOR

 
Çukurova GİAD çalışıyor, Adana kazanıyor
 
Bugünkü konuğum 31 Mart 2012'de yönetime gelen Çukurova Genç İşadamları Derneği'nin (Çukurova GİAD) 11'inci Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Sakarya. Onlarca sektörde faaliyet gösteren 160 iş adamının üye olduğu Çukurova GİAD'ın Adana'ya katkısı büyük. Üyeleri, 15 bin kişiyi istihdam eden, Adana'nın ihracatının 325 milyon dolarlık kısmı üyelerince gerçekleştirilen Çukurova GİAD, kentin en etkin iş dünyası STK'ları arasında yer alıyor. Daha önce kendisini şifaen tanıdığım, Çukurova GİAD'ın yaptığı faaliyetlerle, Adana ile ilgili açılan her sohbette adını duyduğum Sakarya, tam bir Adana sevdalısı. "Biz Adana için gece-gündüz çalışırız. Yeter ki Adanamız kazansın" diyen Sakarya, kent için çalışmayı, Adana'nın sosyo-ekonomik gelişimine katkı sağlamayı, sosyal sorumluluk projelerini artırmayı, ses getiren konuklarla Adana'nın sesini duyurmayı, bunun yanı sıra Adana'nın, Çukurova'nın ve Türkiye'nin sorunlarının yakın takipçisi olacaklarını söylüyor. Projeleriyle, çalışmalarıyla takip edilirken, takdir gören Çukurova GİAD'ın Başkanı Sakarya, yaptıkları toplantılarla Adana'yı uluslararası boyutta duyurmayı sağlarken, kentin yöneticilerinin yaptıkları hizmetlerden yeteri kadar yararlanmadığından, bu toplantıların yankılarını sürdürmemelerinden yakınıyor.
 
 
ADANA İÇİN EMEK SARFEDİYORUZ  
Murat Yıldırım:  Sayın Sakarya, Çukurova GİAD Yönetim kurulu Başkanlığı'na ne zaman geldiniz? Göreve geldiğinizden bu yana yaptığınız çalışmalar nelerdir? Bu çalışmaları biraz özetlerseniz, daha sonra Adana üzerine sorularım olacak. 
Ömer Faruk Sakarya: 2012'nin Nisan ayında 11'inci dönem yönetim kurulu olarak göreve geldik. Bizden önce 10 dönem çok kıymetli isimlerin başkanlığında, çok değerli arkadaşlarımız yönetim kurulu üyelikleri yaptılar. Çukurova GİAD'ın çatısı altında hem üyelerine, hem Adana'ya, hem ekonomiye katkı koymak için çok güzel faaliyetler gerçekleştirdiler. Biz de 11'inci dönemde üyelerimizin bize gösterdikleri ilgiyle yönetim kurulu olarak göreve geldik. 7 kişilik yönetim kurulunda  Mehmet Simge Baş  başkan yardımcısı, Kazım Tosun genel sekreter, Hakan Burç  sayman, Efsun Erkemen, Ali Fuat Çerçer ve Rafet Milli de yönetim kurulu üyeleri olarak görev aldı. Göreve geldiğimiz günden bu yana hep Adana için, üyelerimiz için bir şeyler yapma gayretinde olduk. Bunun için emek sarf ettik. İnşallah Adana'ya da katkıda bulunabilmişizdir. İnşallah daha güzel şeyler de yapabilecek günlerimiz gelecektir diye düşünüyoruz.
TÜRKİYE ONUR ÖYMEN'LE GELECEĞİNİ KONUŞTU
Murat Yıldırım: Siz çok ünlü ve değerli isimleri Adanalılarla buluşturdunuz. Bundan sonra göreceğimiz isimler belli midir? Bu konudaki çalışmalarınız nedir?
Ömer Faruk Sakarya:  Elbetteki sivil toplum örgütlerinin belli faaliyetleri vardır. Bizim Çukurova GİAD'da geçmişten devam ede gelen geleneksel faaliyetlerimiz vardır. Bizden önceki dönemde gelen başkanlarımızın başlattığı. Bunların içerisinde "Türkiye geleceğini konuşuyor" etkinliği var. Bunun haricinde bizim yeni başlattığımız "Gelişim atölyesi" isimli toplantılar mevcuttur. Uzun zamandır düzenlenen toplantıların bizim görevimizde de devam etmesi, sürekliliğin olması kurumun dengesini, ciddiyetini, ne kadar köklü olduğunu, ne kadar geleneklerine bağlı olduğunu gösterir. Biz de bu bağlamda bu faaliyetlerimizi devam ettirmek amacıyla "Türkiye Geleceğini Konuşuyor" kapsamında, tam Suriye ile ilişkilerin gerildiği dönemlerde emekli büyükelçi, Nato daimi temsilcimiz Onur Öymen'i konuk ettik. Emekli büyükelçi olması, NATO daimi temsilciliği yapmış olması gerçekten bu bölgeye hakim bilgilere sahip olması, gerçekten bizim için önemliydi. Şanlıurfa'da bombalar düşerken, karşı taraftan kaza eseri de olsa evlere mermiler isabet ettiği dönemde Onur Öymen'i getirdik. "Türkiye Geleceğini Konuşuyor" kapsamında bu mevcut durumu değerlendirmiştik. Çok güzel bir program oldu. Çukurova GİAD olarak yaptığımız geleneksel hale gelen bu toplantılarda, konuklarımızı asla siyasi kimlikleri nedeniyle davet etmediğimizi belirtmek isterim. Bunun altını özellikle çizerek söylüyorum. Biz göreve gelmeden önce ekibimle, arkadaşlarımla ne konuştuysak şu an onu yapıyoruz. Çukurova GİAD'ın şu anda yaptığı bütün faaliyetler biz göreve gelmeden önce program olarak oluşturulmuştur. Arkadaşlarımızla oturup "11'inci Dönemi oluşturacağız. Nisan ayında göreve geleceğiz. 2 sene boyunca ne yapalım? Çukurova GİAD neler yapmalı?" diye konuştuk. Ne konuştuysak geçtiğimiz 1,5 sene boyunca da gerçekleştirdik. Yani belli bir program dahilinde gittik. Hiç öyle gelişi güzel hareket etmedik. Oturduk, yazdık.
ÇOK PROJE YAPTIK, ÇOK İŞ ÇIKARDIK
Murat Yıldırım : Sivil Toplum Örgütleri arasında hep farklı şeylere imza atmanız sizi farklı da kılıyor.
Ömer Faruk Sakarya: Çok teşekkür ederim. Biz farklı olmak değil, Adanamızın kazanması için projelerimizi hayata geçirdik. Yaptıklarımız, belki planladıklarımızın, yazdıklarımızın çok az bir bölümüdür. Çünkü, çok proje yazdık, yapılacak çok iş çıkardık. Ama ne yazık ki zaman ve imkan ancak bugüne kadar gerçekleşenleri yapmamıza izin verdi. Biz yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızla yaptığımız o konuşmalarda, "bu toplantıları yapalım, gerçekleştirelim, devam ettirelim" derken aklımıza farklı bir düşünce geldi.  Bugün bir bakan, bir bürokrat Türkiye'deki şahsi ilişkilerimizle rahatlıkla Adana' ya getirilebiliyor. Zaten geliyorlar, gidiyorlar. Konuşulabiliyor, gerekli konularda bilgiler alınabiliyor yada bir çok önemli insan zaten televizyonlara çıkıp, her akşam haber kanallarında bilgiler paylaşabiliyor. Farklı bir şeyler yapalım, yaptığımız işler Adana'nın önemini de ortaya koyacaktır. Adana'nın havasına, imajına katkı koyacak bir şeyler yapalım istedik. Arkadaşlarımızla konuşurken hiç yapılmamış bir şey yapalım istedik.
DÜNYACA ÜNLÜ İSİMLERİ GETİRDİK
Adana'ya dünyaca önemli isimler getirelim ki insanlar da şunu desinler; "Bak demek ki böyle isimler sadece İstanbul'a, Ankara'ya, İzmir'e gitmiyor  Adana'ya da geliyor. Adana dışında olan iş adamları yada farklı çevreler, " Allah Allah, Adana'da bir farklılık var. Adana bu tür uluslararası isimleri getirip, böyle büyük organizasyonlar da yapabiliyormuş" desinler istedik ve Adana'nın tanıtımına, imajına katkı koyacağını düşünerek çalışmalar yaptık. Bunun üzerine başta 2012'nin Kasım ayında, 'kriz kahini' olarak da bilinen ünlü ekonomist Nouriel Roubini'yi getirdik. 
NOURIEL ROUBİNİ BÜYÜK ÖNEM ARZ ETTİ
Murat Yıldırım: Evet. Çok büyük bir organizasyon olmuştu gerçekten. Peki Roubini'nin yankılarını nasıl oldu veya Adana'ya yansımaları?
Ömer Faruk Sakarya: Adana'ya Roubini'nin gelmesi büyük bir önem arz ediyordu. Çünkü, Roubini gibi bir adam bir markadır. Bu markaların sahipleri, markalarının en iyi yerde temsil edilmesini isterler ve Türkiye'de tercihleri ne yazık ki her zaman için İstanbul olur. Adana gibi bir yere Roubini gibi bir markanın gelmesi çok önemlidir. Roubini, baktığınızda tek bir isimdir ama New York'daki ofisinde 60'ın üzerinde isim çalışır. Dünyanın her yerinden bilgiler alan bir isim. Roubini'nin gelmesi önemliydi. 2013'ün arefesinde 2012 ile ilgili ekonomik bilgiler alındı ve en güzeli  Roubini'nin konferansta Adana ile ilgili sarf ettiği sözler oldu.
ROUBINI: TÜRKİYE'NİN PARLAYAN YILDIZI ADANA
Roubini toplantıda, Adana'nın, Türkiye'nin gelecek 10 yıl içerisinde parlayan yıldızı olacağını, enerji hatlarıyla, kimya tesisleriyle bölgede çok önemli bir konuma erişeceğini, Adana'nın coğrafi önemini anlatan çok güzel sözler söyledi. Biz Roubini'ye "Al kardeşim sana bu kadar para, bunları söyle" desek bunları söyletemezsin. Bu tür insanlar inanmadığı bir şeyi söylemezler. Çünkü adam bir marka. Ağzından çıkacak olanın ciddiye alınacağını biliyor. Bugün söylediği laflar önemli iş adamlarına tedbir almayı gerektiriyor. Roubini'nin bu söyledikleri Adana için çok önemliydi. Ne yazık ki bu önemi bizim toplantıya gelenlerimiz, sonrasında Adana'ya ilgili bu artıları, bu güzellikleri fazla ön plana çıkarmadı.  Şimdi bugün ben, bu kentte yönetici, kenti yöneten yada kenti temsil eden pozisyonda olsam Roubini'nin söylediği bu sözleri billboard yapar Türkiye'nin her yerine asar, "Roubini Adana hakkında şu sözleri söyledi, haberiniz var mı?" der ve insanların ilgisini Adana'ya çekerdim. Zaten biz bu programı, bu projeleri, bu konuşmaları niye yaptık? Kafalar Adana'ya dönsün, gözler Adana'ya çevrilsin, insanlar baksınlar. "Allah Allah, burada Adana varmış. Adana meğer neymiş? Ne oluyor?" desinler.
DİĞER KENTLER ÖVGÜ VE ŞAŞKINLIKLA KARŞILADI
Murat Yıldırım: Öyle olmadı mı ki?
Ömer Faruk Sakarya: Hayır oldu. Biz insanların kafasında soru uyandırdık. "Adana meğer neymiş!" dedirttik. Toplantı sonrası bu etkileri de aldık, ama, kenti yönetenler mesajları iyi değerlendiremediler. Mesela, şehir dışından işadamı arkadaşlarımız aradı. Bize sordular, "Ya bu nedir Adana'da neler oluyor?" diye. Hatta, benim başkanı olduğum Çukurova GİAD olarak getirttiğimizi bilmeksizin arayıp sordular. Bir iş adamı arkadaşım Ankara'dan aradı. "Ya Ömerciğim ekonomist Roubini Adana'ya geliyormuş. Bir şeyler mi değişiyor, gelişiyor? Adana'da ne oluyor anlat bakayım" dedi. İnsanların ilgisini çektik. Roubini çok büyük yankı buldu. Yereli geçtik, ulusalı geçtik, Roubini konferansı uluslararası platformda dünyanın bir çok yerinde yayınlandı. Amerika'da haber portallarında  yayınladı. Roubini' nin Avrupa ile ilgili söyledikleri, Avrupa'daki haber kanallarında, ekonomi kanallarında yayınlandı. Çin ile ilgili, Asya ile ilgili söyledikleri oralarda yayınlandı ve bu yayınlanırken hep şu konuşuldu. "Roubini Türkiye'da Adana'da yaptığı konferansta..." şeklinde.
3 MİLYONLUK TANITIM
Murat Yıldırım: Bedel ödeyerek yapılmayan bir tanıtıma imza attınız belki de.
Ömer Faruk Sakarya: Biz Roubini konferansının, programının reklam eşdeğerini araştırmak istedik. Bize reklamcı arkadaşımızın biri "Bakın gazetelerde, televizyonlarda yayınlanan haberlerin reklam eşdeğeri diye bir şey vardır. Yazılı, görsel haberlerin reklam eşdeğeri vardır. Bunu hesaplattırmanız lazım. Çünkü, bu uluslararası bir program haline geldi. Burada Adana'nın ne kadar kazancı olmuş olabilir" dedi. Biz de bunu hesaplattık. Adana'da ve İstanbul' da çok iyi ajanslardan yardım aldık. İncelediler baktılar. Bir ajans yayınlanan haberlerin 2 milyon 800 bin Türk Lirası çıkardı, diğeri 2,5 milyon dolar, bir diğeri 3 milyon dolar reklam eşdeğeri olduğunu bildirdi. Bunlar sadece yazılı ve görsel yayınlarla ilgili. İnternet habereri, sosyal medya dahil değil. Biz tanıtımda bununla da kalmadık. Bugün İstanbul Sanayi Odası, Türkiye'nin ilk 1000 ihracatçısı diyor. Biz onları da aştık. Programa gelsinler, gelmesinler 3 bin işadamı, genel müdür, CEO'ya, 3 bin önemli iş insanının masasına Roubini'nin konferansının davetiyesini koyduk.
İMRENİLEN KAYSERİ'DEN ADANA'YA ÖVGÜ
Murat Yıldırım: Böylesine önemli bir toplantıya katılım ne oranda oldu?
Ömer Faruk Sakarya: Yaklaşık 800 kişi konferansı izledi. Misafirlerimizin 184'ü Adana'ya dışından geldi. Bunların içinde önemli isimler de vardı. Program bittiğinde Kayseri Şeker Fabrikası'nın Yönetim Kurulu Başkanı yanıma geldi ve "Ben hayatımda ilk defa Adana'dan böyle bir davet aldım, biz İstanbul'da ekonomi toplantılarına falan gideriz, ama Adana ilk Adana oldu. Ben şaşırdım. Böylesi bir ismin Adana'da olmasına sevindim ve geldim " dedi. Biz bugün oturup konuştuğumuzda "Adana, Kayseri ve Gaziantep gibi olmalı" derken, imrendiğimiz Kayseri'den önemli bir isim bize böyle bir program yaptığımız için, Adana'ya katkı koyduğumuz ve değerlerini ortaya çıkardığımız için teşekkür etti. Roubini programı bu açıdan Adana' ya çok güzel şeyler kazandırdı.
Murat Yıldırım: Bu konferansın pratikte uygulanabilirliği açısından somut bir şeyler söyleyebilir misiniz?
Ömer Faruk Sakarya: Roubini orada 2013 ile ilgili tahminlerini söyledi. "Dolar'ın şöyle olmasını beklerim, Euro'nun şöyle olmasını, Altın'ın böyle olmasını gibi. Oradan aldıkları bilgiler ile insanlar kendilerine bir yol çizdiler. Mesela, Suriye ile ilgili soru da soruldu. Avrupa Birliği ile ilgili soru da. Bunlar hep iş adamlarına ipucu veren cevaplardı, ama tabi hangi iş adamının oradan neyi algılayıp, ne tür bir yaklaşımda bulunacağını bilemezsiniz. Altının fiyatını sorduklarında Roubini çok iyi bir şey söyledi. "Altının fiyatı Ortadoğu'daki gelişmelerle, dünyadaki savaşa bakışla çok oynak bir seyir gösterecektir" dedi, rakam vermedi.
MAHRUKİ VE İZGÖREN'İ AĞIRLADIK
Arkasından diğer faaliyetlerimize devam ettik. Önemli isimleri getirdik yine. Gelişim Atölyesi kapsamında Nasuh Mahruki, Ahmet Şerif İzgören gibi konularında ünlü kişileri Adana'mızda ağırladık. Fakat yaptığımız bir çalışma daha oldu bizim. Biz Roubini çalışmasında "Şehir dışından insanlar gelecek Adana' ya, bu insanlar, bu iş adamları boşuna mı gelecekler? Roubini' yi dinlemek için gelecek, gidecekler. (Adana'da güzel bir program oldu) diyecekler. Ama bu kişiler işadamı, yatırımcı oldukları için Adana hakkında detaylı bilgiye ihtiyacı var" dedik. Bunun üzerine "Bir çalışma yapalım ve Adana'yı sadece yatırım açısından anlatan bir kitap hazırlayalım) dedik. Bununla ilgili önceden neler yapıldığını araştırdık. Bazı bilgiler almak istedik. Ne yazık ki Adana'nın hiçbir kurumunda böyle bir kitabın olmadığını gördük, çok üzüldük.
1'İMİZİ 1000 YAPAN KENT
Oturduk çalışmalarımızın sonucunda "1'imizi 1000 Yapan Kent" isminde Adana'ya yatırım açısından tanıtan, 44 sayfalık İngilizce ve Türkçe bir kitap, bir de tanıtım filmi hazırladık. Ne yazık ki Adana ile ilgili yapılan tanıtım filmlerinin hepsi siyasi içerikli. Adayların veya başkanların halkla, yaptıkları işlerle, hizmetlerle çekilmiş fotoğraflarından oluşuyor ve bunların yatırıma hiçbir katkısı, olumlu etkisi yok. Biz de yatırım açısından Adana'yı etkileyen bir film hazırladık ve bu ilk oldu. Bize gelen misafirlerimize izlettirdik, tanıtım kitapçığımızı verdik ve insanlar Adana hakkında somut bilgilere sahip oldular.
ENERJİ UZMANI SCHRÖDER'DEN DE ADANA ÖVGÜSÜ
Roubini'nin arkasından, ünlü bir ekonomistin haricinde, önemli bir siyasetçinin de Adana'da konuşmasını istedik. Bunun üzerine bir dikiş daha atmak gerekiyordu ve Schröder'i Adana'ya davet ettik. Yaptığımız görüşmeler neticesinde, Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder bize olumlu cevap verdi ve kendisini Adana'da ağırladık. Ağırlamamızda çok önemli bir sebep vardı. Bu da başbakanlığı bıraktıktan sonra enerji konusunda Almanya'nın önemli projelerini gerçekleştiren kurumların başkanlığını yapmasıydı. Şu anda da Rusya'da ki Gazpromu'n da başdanışmanlardan birisi. Kendini başbakanlıktan sonra enerji alanında kanalize etmiş biri. Şimdi Roubini gelmiş "Enerji konusunda Adana 10 yıl içerisinde Türkiye'nin parlayan yıldızı olacak" demiş.
ORTAK ANALİZLER
Murat Yıldırım: Peki Adana açısından baktığınızda Schröder ile Roubini'nin aynı noktada buluşan veya benzerlikler taşıyan analizleri oldu mu?
Ömer Faruk Sakarya: Bakın, ikisinin de sözlerindeki benzerlikler, örtüşen tarafları veya buluştukları ortak nokta Adana'nın gelecekteki önemi. Her ikisi de, Avrupa'nın yatırım potansiyeli en yüksek kenti seçilen Adana'ya dikkat çektiler. Ama, onların söylediklerini kentimizin yöneticileri öne çıkaramadılar. Onların sözlerinden yararlanıp, Adana'yı tanıtmak için çaba göstermediler. Ben bu kentin yöneticisi olsam, onların söylediklerini tüm televizyonlarda, büyük kentlerin, artık sanayi için yatırım yapmak amacıyla arsası kalmamış İstanbul'un, başkentin bilboardlarında duyurur, havayolu şirketlerinin uluslararası uçuşlarında, işadamlarının görmesi için havayolu şirketlerinin dergilerinde tanıtım yapardım. Biz Çukurova GİAD olarak 3 milyon dolar eşdeğerinde bir tanıtım yaptık. Peki sonrasında kentimizin büyükleri, yöneticileri ne yaptılar? Bu sorunuza cevabımı, konuklarımızın sözlerini hatırlatıp, bir soruyla noktalamak istiyorum.
Roubini, güzel kentimiz Adana için, "Türkiye’yi büyük yapan şeylerden biri Adana’da. Doğalgaz ve petrol hatları var, Ortadoğu’ya yakın, limanları, havaalanları var. Çok derin ve zengin girişimci grubu var. Genç, köklü veya çok güçlü girişimcileri var. Uzun dönemde ekonomik başarı insanların rekabetçi hale getirilmesi ile mümkün. Özel sektör, finans sektörü ve hizmet sektörü alanlarında bu ülkeye, bu bölgeye, bu şehre yatırım yapılması için, Türkiye’nin de büyümesi için, Adana’nın olumlu yanlarının Türkiye’ye yayılması, tanıtılması lazım" yorumu yapmıştı.
Schröder de, Türkiye’nin gelişiminde Adana’nın önemli rol oynayacağına dikkat çekerek, "Dünyanın enerji kaynaklarının yüzde 70'i doğuda bulunuyor, tüketici AB ülkeleri ise batıda. Türkiye doğu ile batıyı, kuzey ile güneyi birleştiriyor. Bu nedenle Türkiye, enerji kaynakları sınırlı olsa bile dünya enerjisini etkileme potansiyeli oldukça yüksek. Bu doğrultuda Adana şehrinde enerjinin önemi gittikçe artıyor. Zaten Financial Times Dergisi tarafından da Adana, geleceğin doğrudan yabancı yatırım bölgeleri arasında gösterildi. Adana bölgesi, Türkiye’nin ekonomik anlamda büyümesinde ve Avrupa’nın gelişmesinde çok önemli bir rol oynayacaktır" dedi. 2 önemli isim Adana'yı övüyorlar. Ne diyorlar, Türkiye'nin, hatta Avrupa'nın Adana ile büyüyeceğinden söz ediyorlar. Adana'mız bu kadar önemli bir kent iken, büyümedeki miladı öne çekme ve Adana'yı tanıtmak için artık harekete geçme zamanı gelmedi mi?
KAZANÇ SAĞLAYAN ÜRÜNLER ÜRETMİYORUZ
Murat Yıldırım: Dışarıdan gelen bu kadar önemli isimler Adana'yı bu kadar önemserken, potansiyelini görürken biz Adana ekonomisinin ikinci 500'de 17 şirketten 15'e düştüğünü haber yaptık. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ömer Faruk Sakarya: 17 firmamız 15'e düştü ama o 15 firmaya baktığımızda bir sıra, üç sıra, beş sıra değil, her kurumun 100'ün üzerinde 170 sıra yükseldiğini görüyoruz. 17'den 15'e düşmüş ama 15'i çok ciddi atılımlar gerçekleştirmiş. Adana'da Türkiye'nin  alan olarak en büyük sanayilerine sahibiz. Fakat Adana Organize Sanayi Bölgesi'nde gerçekleştirilen üretimler bedel olarak, Gaziantep'i örnek vermek gerekirse, Gaziantep daha yüksek kazanç elde edeceği ürünler üretiyor. Bizde ise daha karma, daha teknik, sanayi ürünler. Gaziantep gibi daha fazla kazanç sağlayacak ürünler üretmiyoruz. Bizim az rekortmenimizin olmasının sebeplerinden birisi bu.
BÜYÜK FİRMALARIMIZI KAÇIRMIŞIZ
Ne yazık ki biz büyük firmalarımızı kaçırmışız. Yoksa, bugün, geçtiğimiz yıl içerisinde Adana'dan merkezini taşıyan firmaları alıp tekrar Adana'ya koysak bugün kaç tane daha firmamız olurdu. Bunu tartışmak lazım ve bu firmaların burada kalmasıyla meydana gelen enerjiyle ekstradan ikinci 500'e kaç tane daha firmamız girerdi? Bunları düşünmek lazım.
HİNTLİLER BİLE ADANA'YA YATIRIM YAPIYOR
Murat Yıldırım: Peki tüm kent dinamikleri bir araya gelse ve bu tür iş adamlarına  eve dönüş çağrısı yapsa etkili olur mu sizce?
Ömer Faruk Sakarya: Şimdi bazı insanlar küstürülerek gönderildi Adana'dan. Küsenler hala hayatta mı ona da bakmak lazım. Bugün Anadolu sermayesi diyoruz, Gaziantep diyoruz, Konya diyoruz. Anadolu sermayesinde önemli yere gelmiş, adamlar hiçbir şirketi, sanayicileri İstanbul'a kaptırmamışlar. Gitmiş İstanbul'a bir ofis açmış, orada bir düzen kurmuş, ama sanayisi, fabrikası kentinde kalmış. Bizim bunu yapmamız lazımdı ama biz kıymetini bilmemişiz, kaçırmışız. Geri gelirler mi? Geri gelmeleri elbette muhtemeldir. Ama onlara Adana'da bir şeylerin değiştiğini göstermemiz lazım. Adana'nın kendilerine, eskisinden daha çok önem göstereceğini, değer vereceğini göstermemiz lazım. Nasıl göstermeliyiz? Yapılan bir takım aktivitelerle Adana'da zihniyet değişikliği olduğunu belli etmemiz lazım. Bunun haricinde kentin genel yönetimi, bürokrasisi, emniyeti tüm insanları kucaklamaları lazım. Bugün Adana'ya Hintlisi geliyor yatırım yapıyor, başka bir yatırımcı geliyor bilmem ne kadar yatırım yapıyor. Bunları görünce küsüp giden adam, geri dönüp bunları yapmaz mı?
HAYALİMDEKİ ADANA PROJESİ
Murat Yıldırım: Çukurova GİAD olarak düzenlediğiniz Hayalimdeki Adana Proje Yarışması da bir ilk oldu sanırım. Ödül töreni sonrası bu projelerle ilgili ne yapıldı? Bu projelerden ne oranda faydalanılacak yada hangi kesimlerle bu projeler paylaşılacak?
Ömer Faruk Sakarya: Hayalimdeki Adana Fikir ve Proje Yarışması da yine düşündüğümüz bir şeydi. Adana'nın bir dünya kenti olmasını istiyoruz. Bizim Çukurova GİAD olarak hayalimiz bu. Bu dünya kentimiz nasıl olsun, ne isteniyor, ne özleniyor vatandaşlarımıza soralım dedik ve böyle bir yarışma başlattık. Bizim Çukurova GİAD'ın kısıtlı imkanlarına rağmen bu proje tamamlandı ve 206 tane proje oldu. Ama öyle güzel başvuru gerçekleşti ki, Adana'nın her mahallesinden, her meslek grubundan, her yaş grubundan, her kültür grubundan, kısacası tam bir Adana mozaiği şeklinde başvuru ortaya çıktı. 206 proje Adana'nın dört bir tarafından geldi. Bunların içerisinde temennisi olan, isteği olan, arzusu olan, sıkıntısı olan başvurular oldu. Bunları kıymetli bir jüriyle, ki jüriyi de oluştururken Adana'da bu zamana kadarki benzer yarışmalardan güzel bir jüri oluşturduk. İş adamı, akademisyeni, mühendisi, mimarı her bakış açısı olsun diye jürimizle değerlendirdik ve sonuç olarak projenin ödül törenini de yaptık. Kazananlara para ödüllerini verdik.
40 PROJEYİ KİTAPLAŞTIRDIK
206 projenin ilk 40 projesi şu anda kitaplaştırılıyor. Kitap haline getiriyoruz. Projeyi yapan kişinin künyesiyle, illüstrasyonuyla, ne hayal ettiğini anlatımıyla, projeyi anlatan özellikleriyle 40 projeyi kitaplaştırıyoruz. Bu kitabı önümüzdeki genel seçimlerde bizi temsil edenlere, bakanlara göndereceğiz. Adanalı'nın istediklerini gerçekleştirecek bir proje ve fikir yarışması oldu, sonuçlandı. Biz çok mutlu olduk, güzel tepkiler aldık. Şu anda da Adana'nın marka şehri olmasıyla ilgili bir çalışmamız var yine klasik çalışmalarımızın haricinde.
ÖNEMLİ ÇALIŞMALAR SADECE BÜROKRATLARIN YÖNETİMİNE BIRAKILMAMALI
Murat Yıldırım: Marka şehir artık çok kullanılan bir terim haline geldi ve neredeyse klişeleşti.  Sizin marka şehirden anladığınız, şu ana kadarki söylemlerden farklı olan şey nedir, uygulanabilir mi?
Ömer Faruk Sakarya: Marka şehir, faaliyetler zincirinin sonucunda oluşabilecek bir şey. Biz arkadaşlarımızla oturup bunu konuşurken, düşünürken bu işi bir ele alalım dedik. Çukurova GİAD olarak daha önce neler yapılmış çalışmaları tespit edelim, harmanlayalım. Çünkü geçmişte yapılmışları analiz etmeden, onları sindirmeden, verilen emekleri görmezden gelerek yenilik yapmamız söz konusu olamaz. Geçmişte yapılan çalışmaları toplayalım derleyelim diye ortaya çıktığımızda bir çalışma, not, bir şey bulmakta zorlandık. Dediler ki "Kim takip etti bunu, bir kurumda bir şeyler yapılmış, o kuruma başvurduk." Birinci hata yapılan tüm çalışmaları bürokratların yönetimine bırakmışız. Bürokratlarımız Adanalı değil ki, atamayla gelmişler, çalışıyorlar. Bürokrat emekli oluyor memleketine gidiyor. Birinci olarak tespit ettiğimiz en büyük yanlış değerlendirme, bu işi sadece bürokratlarla değil, bu işi Adana'yla Adanalılarla, Adana'da kalacak olan dinamiklerle yönetilmesi yada elinde tutulması gerektiğidir. Elbette ki bürokrasisiz olan hiçbir şey yok, düşünülmez ve düşünülmemesi de gerekir. Ama bunun takibinde bizlerin, Adanalıların yer alması, rol oynaması lazım.
 
MARKA ÇALIŞMASI
Şimdi yaptığımız çalışmaları derleyip, topluyoruz. Biz Çukurova GİAD olarak arkamızda hocalarımız var. Ankara’da özel bir üniversitenin bir bölümü şu anda Adana'yı çalışıyor. Biz Çukurova GİAD olarak seçimlere kadar bu olayların alt yapısını hazırlayacağız, seçimlerden sonra gelen başkanlarımız, valimiz, belediye başkanlarımız, ticaret odası, sanayi odası, borsa yönetim kurulu ve meclis başkanlarının marka şehir olma yoluna ilerlemesini hedefliyoruz. 20 kişi oturacağız, konuşacağız ve görev paylaşacağız. Böylece bu projenin sonunda Adana birlikteliğini kurmuş olacağız ve bununla ilgili sağlam adımlar atacağız. Bu şehirde bir ağabey olmaz. Bir ağabey ile Adana yürümez. Adana'nın ağabeylere, ağabeyleriyle birlikte ilerleyecek bir kuruma ihtiyacı var. Bu projeyle de bunu gerçekleştirmiş olacağız.
ADANA'YI DÜNYA KENTİ YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ
Murat Yıldırım: Adana'da işsizlik rakamları ürkütücü boyutlarda. İşsizliğin çözümü için neler yapılabilir?
Ömer Faruk Sakarya: Öncelikle Adana'nın işsizlik sorununa kimse çözüm bulamaz. Adana niye bu kadar çok işsize sahip? Çünkü Doğu'dan ve her yerden bir cazibe merkezi olarak göç alıyor. Adana'ya geliyorlar,  yerleşiyorlar. İnsanların hayatında bir atlama noktası Adana. Ve biz Adana'yı dünya kenti yapmayı düşünüyoruz. Adana'nın işsizliğinin temelinde bence hiçbir çözüm yolu yok. Adana'nın artık şu bankada ki paralarını çıkarıp yatırıma vermesi gerekir. Bugün bankaya koyduğunuz 10 lira, gelecek sene alacağı faizle bugünün 10 lirasını karşılamıyor bile.
Murat Yıldırım: Son olarak, Çukurova GİAD'da bir ilki daha gerçekleştirip, Kadın Platformu'nu oluşturdunuz. Bunu neden yaptınız?
Ömer Faruk Sakarya: Derneğimizin aile olma yönünde çok iyi ve kuvvetli bir adım da atarak, kadın üyeler ve üye eşlerinden oluşan Kadın Platformu'nu oluşturduk. Dernek bünyesinde farklı bir organizasyon gibi çalışan Kadın Platformu'nun üyeleri de kısa sürede birçok çalışma gerçekleştirdi. Başkan Ömer Faruk Sakarya, Kadın Platformu ile ilgili olarak da, "Üyelerimizin eşlerini ve bayan üyelerimizi bir araya getirerek sosyal yardımlaşmayı, planlar, projeler yapmalarını sağladık. İş adamları olarak bizim günümüz çok farklı geçiyor. Ne yazık ki akşam eve gittiğimizde gördüğümüz bir habere üzülüyoruz ama onları, o dramları, o ihtiyaçları görüp yardımcı olmamız lazım. Bizim göremediğimizi eşlerimiz görüyor, bayanlar görüyor diye böyle bir sosyal faaliyet içine girdik. Kadın Platformu olarak bu çalışmaları gerçekleştirmeye devam edecekler. Bu bize temelde Çukurova GİAD'ı aile olma yönünde çok iyi ve kuvvetli bir adım attırmış oluyor.
 
//////////////////////////
 
--- KUTU 1 ---
 
1.5 YILIN ÖZETİ
 
1,5 yılda yaptıkları çalışmalarla adından söz ettiren, Adana'da yaşayanları şaşırtan, farklı kentlerde yaşayanların da bakışlarının Adana'ya dönmesini, zihinlerinde Adana'nın kalmasını sağlayan Çukurova GİAD'ın 11'inci Dönem Yönetim Kurulu'nun yaptıkları özetle şöyle:
* "Bilgi Güçtür" toplantıları kapsamında ekonomi profesörü Nouriel Roubini "Küresel Ekonomideki Gelişmeler ve Türkiye'ye Yansımaları", Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder "Türkiye-AB İlişkilerine Siyasal Bakış ve Enerji Koridorunda Adana", Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakütesi Maliye Bölümü Başkanı ve Hürriyet Gazetesi yazarı Prof. Dr. Şükrü Kızılot, "Yeni Türk Ticaret Kanunu ve İş Hayatına Yansımaları" konulu toplantılarda misafir edildi.
* "Türkiye Geleceği'ni Konuşuyor" toplantıları kapsamında emekli büyükelçi Onur Öymen'in "Ortadoğu'daki Son Gelişmeler ve Türkiye'ye Yansımaları" konusunda misafir edildi.
* Gelişim Atölyesi Toplantılar serisinde, Ferda Binatlı Gümüş "Pratik Liderlik", Tayfun Erdil "Pratik Liderlik", Nasuh Mahruki "Kendi Everest'inize Tırmanın", Ahmet Şerif İzgören de "Süpermen Türk Olsaydı" konulu toplantılarda işadamlarıyla buluştu.
* Hayalimdeki Adana Proje ve Fikir Yarışması, Adana'da bir ilk oldu. Halkın Adana'da ne istediğinin sorulup, bununla ilgili projelerinin alındığı ödüllü yarışmaya 115 günde 206 başvuru yapıldı. 28 Mayıs 2013 tarihindeki ödül töreninde salonda Adana havası estirildi.
* Sosyal sorumluluk projeleri, toplantılar, ziyaretlerle de dolu geçen 1.5 yıldaki önemli faaliyetlerden biri de Kadın Platformu'nun kurulması oldu. Anneler Günü nedeniyle Huzurevi'ni ziyaret eden Kadın Platformu üyeleri, onların bu özel günleriniz kutlayıp, hediyeler sunarken, bir günlerini Huzurevi'nde geçirip, uzun sohbetlerle sıcak ilişkiler kurdular. Dezavantajlı mahallelerdeki ailelerin çocuklarına bayramlık hediye ettiler, Sevgi Evleri'ndeki çocuklarla gezi yaptılar.
* Çukurova GİAD, Türkiye'nin seçkin kurumlarının tercih ettiği Dragon Festivali'nin Adana'daki etabında yer alarak, festivale katılan ilk işadamı derneği oldu. Geçen yıl Adanaspor'un kader maçında otobüslerle Ankara'ya giderek, destek verirken, Adana Demirspor maçında da otobüs desteği verdiler.
* Geleceğin büyükleri olan çocuklar için şenlikler yapıldı. Özel günlerde, yeni yıl kutlamalarında, iftar yemeklerinde bir araya gelen Çukurova GİAD üyeleri, her ayın ilk haftasında Salı günleri öğle yemeğinde bir araya geldiler. Güzel sohbetlerin de yapıldığı Salı Yemekleri'ne kentin yöneticileri de misafir oldular.
 
--- KUTU 2 ---
 
Ömer Faruk Sakarya kimdir ?
 
1977 Adana doğumlu. İlk, orta ve lise öğretimini Adana'da yaptı. Niğde Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü okudu. Altyapı işleri ve yap-sat tipi konut işlerini yürüten Bor İnşaat A.Ş.'nin ortaklarındandır. 30 Haziran 2005'te Çukurova Genç İşadamları Derneği üyesi oldu. Derneğin 10'uncu Dönem Yönetim Kurulu'nda Genel Sekreter olarak görev aldı. 31 Mart 2012 tarihinde yapılan genel kurulda da 11'inci Dönem Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. "Adana'da doğan, Adana'da yaşayan, Adana'da çalışan, Adana'da kazanan, kazandığını Adana'da harcayan bir insan" olan Sakarya, evli ve 2 erkek çocuk babasıdır.

FOTO GALERİ